“Unutmak Mücadeledir, Hatırlamak Tutku.”

            Fotoğraf – www.yasampdr.com

    

 

       Unutmak…

       Yaradılışımızda edindiğimiz hafıza dolayısıyla imkansız kavramını besleyen nadir eylemlerdendir. “Oysa ki, unutmak imkansız değildir, çünkü hatırlamak, unutmaktan türer.

       Hafızamızdaki onlarca belki yüzlerce acı anının birleşip beynimize işkencesi sonucu bulanan zihnimizi fırsat bilip   tedavisi olmayan bir virüs rahatlığıyla bilinçaltımızın sınırlarını ihlal ederek yuvalanması sonucunda, aklın kurtuluş arayışına çıkıp bulduğu tek çaredir unutmak.

       Fakat her şeye rağmen hatırlamaya çalışma çabası da vardır bazı ince ruhlu insanların. Acının içinde bulduğu tatları,    belki bir gülümsemeyi, belki o son mektubu okurken, yazarının narin parmaklarının hayalini, belki cebindeki, sırılsıklamlığını hala koruyan saç telini okşamayı veya belki de hala saklanan Evim Sensin filmine alınmış bir çift sinema biletindeki heyecanı hatırlama çabasıdır bu mazoşist ama olabildiğince saf beyinlerinde oluşan acı tat.

        Unutmak kendinle verdiğin mücadeledir ve kanlı biter, hatırlamak kansız ve tutkuyla devam eder. Bu yüzden hepimiz     bazen bir nebze de olsa mazoşist olmalıyız aslında.

        Çünkü;

               “Unutmak savaş kılıcı gerektirir,
                                  hatırlamak barış güvercini.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir