“Yalnızlık Kral’lıktır Kalabalıklar Köle!”

       Sayısı azımsanmayacak derecede, yalnızlığı hakkında yakınan birçok insan görüyorum. Duygusal boşluklarına düşüp kim olduklarının farkına varamayan insanlar. Ne yapmak, nereye gitmek, nasıl davranmak ve nasıl biri olmak istediğinize gerçekten kendiniz mi karar veriyorsunuz?

       Ben bu kararı verdim demek kararı sizin aldığınızı göstermez. Sizin düşüncelerinizde ve kararlarınızda sizden daha etkili olan popülizme kurban gitmiş çevreniz, arkadaşlarınız ve kendi aklına yetemeyen akıl hocalarınızdır. Bu etmenler yüzünden Bir hanımefendi/beyefendi ile tanışmak için, para kazanmak için, eğlenmek için veya bir ortamda kendine yer bulmak için, olduğu veya olmak istediği kişi olamayan, kendini istediği şeylerin şartlarına bağlayan insanlar ilgiyi, alakayı, saygınlığı, sevgiyi yakalayacaklar ve kendilerini kalabalık bir ortamda bulacaklar evet. Fakat ömür boyu bu saydıklarıma muhtaç ve huzursuz bir şekilde, popülizmin kendilerine dayattıklarını kabullenen birer köle olarak yaşayacaklar.

       Oysa ki yalnızlar, özgürlüğün verdiği rahatlıkla, oldukları veya olmak istedikleri kişilikle, dilediğince şekilde, kalabalıkların gürültüsüne kulak tıkayarak yani krallar gibi yaşayacaklar. Eğer siz de yalnız hissediyorsanız bu mükemmelliğin getirdiklerine kaptırın kendinizi. Aradığınız her şeyin, aslında kendi içinizde bulunduğunun farkına varacaksınız. Yalnızlık özgürlüktür, huzurdur. En büyük müttefik kendinizsiniz ve yalnızlığı kabulleniş, kalabalıkla savaş fakat kendinizle barıştır. Yalnızlar kendinin arkadaşı, kendinin dostudur. Kalabalıklarsa kuru gürültü, emir aldığınız bir merkez, dayatılana uyma zorunluluğu ve gerçek sizi sizden çalan bir yağmacı sürüsüdür.

   Öyle ki;
        taş elmasa evrilir , kum tanesi çöle.
        Yalnızlık krallıktır, kalabalıklar köle!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir